Gerçek adıyla Francisco Sanchez Gomez (d. 21 Aralık, 1947 Alcegiras, Cadiz, İspanya – 26 Şubat 2014 Mexico ) İspanyol gitarist ve besteci. 5 yaşından itabaren gitar çalmaya başlayan Paco de Lucia, kendi tabiriyle konuşmaya başlamadan önce flamenco ritimlerini öğrenmeye başlamıştır. Flamenco müziğinin en önemli gitaristlerinden biridir.
Blues Brothers 2000 filminin sonunda Eric Clapton ve Louisiana Gator Boys ile “How blue can you get” parçasını seslendirmiştir. Ayrıca Rolling Stone dergisinde yayınlanan bir listeye göre dünyanın en iyi 3. gitaristinden biridir…
B. B. King
(d. 16Eylül 1925, ABD,Berclair, Mississippi) ABD’li blues gitaristive bestecisi. ‘King’ lakabını taşıyan üç büyük Blues sanatçısından biridir. B.B takısı; “Beale Street Blues Boy” (Beale Caddesi Bluescu Çocuk) olarak 1948 de kendisine lakap olarak verilmiştir. Daha sonra “Blues Boy King” (Blues’in Çocuk/Genç Kralı) olmuş ve son olarak ise B. B. King şeklinde kısaltılmıştır. Gitar hakimiyeti çok iyi usta bir müzisyendir. Birçok ünlü sanatçıyla düeti vardır. En önemlilerinden bazıları Jimi Hendrix, Eric Clapton ve Gary Moore gibi müzisyenlerdir. Yaşına rağmen halen konserler vermektedir. En ünlü şarkılarından biri The Thrill is Gone’dur. “Lucille” adında Gibson marka gitarıyla çalmakta ve Lucille için” hayatımda uzun süre kalan tek kadın” demektedir.
(d. 29 Mayıs, 1860, Campradon, Katalonya – ö. 18 Mayıs 1909, Cambo-les-Bains, Fransa). İspanyol besteci, piyanist. Küçük yaşlarda müziğe olan yeteneği farkedilen Albéniz, beş yaşındayken ilk konserini vererek dikkatleri üzerine çekti. Paris’te Marmontel ile çalıştı. 15 yaşına geldiğinde, Amerika ve Avrupa’nın birçok yerinde piyano resitalleri vermişti. İspanya Kralı’nın desteğiyle Brüksel’de eğitim gördü. Fauré, Debussy, Chausson gibi bestecilerle dostluk kurdu.
(21 Mart 1685- 28 Temmuz 1750) dünyaca ünlü Alman besteci. Hemen hemen bütün bireyleri müzisyen olarak yetişmiş ve yüzyıllarca sürmüş uzun bir sülâlenin en yüksek doruğunu oluşturan Johann Sebastian Bach’ı yalnızca soyadı ile “Bach” olarak anabiliriz. Çünkü bu kocaman ailenin öteki üyeleriyle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir sanatçı olmuştur. Bach ve ailesi 16. ve 17. yüzyıllar boyunca hep müzisyenler yetiştirmişlerdir. Bu kısımda bazı Bach eserlerinin klasik gitar uyarlamalarının notalarına ulaşabilirsiniz…
(1770-1841), İtalyan gitar sanatçısı ve bestecisi. Gitarın sevilip yaygınlaşması için eğitim alanında büyük çaba göstermiş, 1808 yılında Paris’e yerleşmiş ve burada öğretmenlik yapmıştır. Gitar için kuartet, trio, duo, fantasia ve çeşitlemelerden başka konçertolar da bestelemiştir.
ABD’nin California eyaletinin Los Angeles şehrinde Lars Ulrich, James Hetfield tarafından kurulmuş bir heavy metal grubudur. Slayer, Megadeth, ve Anthrax ile birlikte thrash metal akımının yaratıcılarındandır. 1981 yılında James Hetfield ve Lars Ulrich’in grup kurmak için yerel bir gazetede verdiği ilana yanıt vermesi ile kurulan grubun 2003 yılı itibariyle kadrosu; vokal ve ritim gitarda James Hetfield, davulda Lars Ulrich, lead gitarda Kirk Hammett ve bas gitarda Robert Trujilloşeklindedir.Dünyada yedi kıtada konser veren ilk ve tek müzik grubudur. Metallica’nın ilk albümü Kill ‘Em All 1983 yılında yayınlandı. Grup, 1986 yılında yayınlanan ve tüm zamanların en ilham verici thrash metal albümlerinden biri olarak görülen Master of Puppets albümü ile hayran kitlesini genişletmeye başladı. Metallica, 1991 yılında yayınlanan Black Album olarak da bilinen kendi isimlerini taşıyan beşinci albümleri ile hem büyük ticari başarı hemde heavy metal tarihinin en başarılı albümlerinden birini yaptı. 2009 yılında Rock and Roll Hall of Fame tarafından onurlandırılan grup günümüze kadar toplam dokuz stüdyo albümü ve üç konser albümü yayımlamıştır. On Grammy ödülü bulunan Metallica Amerikan müzik tarihinde arka arkaya beş albümü Amerikan Billboard albüm satış listelerinde 1 numara olan ilk gruptur. Metallica 2008 itibari ile tüm dünyada toplam 100 milyon albüm satışı elde etmiştir. Ayrıca Antarktika dahil 7 kıtada konser veren tek gruptur.
(d. 30 Haziran 1963, Stokholm, İsveç), müzisyen, gitar virtüözu. Gerçek adı Lars Johan Yngve Lannerbäck’tır. Müziğe pek ilgi duymayan Yngwie, 7 yaşındayken ilginç bir rastlantı ile gitar çalmaya başladı. Jimi Hendrix’in öldüğü güne kadar pek ilgi duymadığı akustik gitarı, Hendrix’in ölümü üzerine televizyonda yayınlanan bir programı seyredip Hendrix’e ve sahne gösterisine hayran kalmasıyla elinden düşmez oldu. Daha sonra alacağı Fender Stratocaster Yngwie J. Malmsteen’in kimliğinin bir parçası olacaktı. 10 yaşına geldiğinde Deep Purpleşarkılarının tamamını çalabiliyordu. Ritchie Blackmore’a olan hayranlığı, ailesinin; özellikle yetenekli bir flütçü olan ablası Lola Lannerbeck’in etkisiyle ilgi duyduğu klasik müzik kültürüyle birleşince Yngwie J. Malmsteen’in benzersiz stili ortaya çıkmaya başladı.
Barok dönemi bestecileri Johann Sebastian Bach, Antonio Vivaldi, Tomaso Albinoni ve klasik dönem bestecileri Ludwig van Beethoven, Wolfgang Amadeus Mozart, Niccolò Paganini Yngwie J. Malmsteen’in müziğini ve tarzını derinden etkiledi. Okula ve derslere duyduğu ilgi her geçen gün azalırken tüm zamanını müziğe ayırmaya başladı. Müziğe olan ilgisinin ve yeteneğinin farkında olan annesi ona daima destek oldu.
15 yaşına geldiğinde bir gitar tamir atölyesinde çalışmaya başladı. Atölyeye tamir için getirilen bir lut ona gitar üzerinde deneyebileceği bir fikir verdi; perdelerini eye ile oyarak tıpkı lut gibi scallope klavyesi olan bir gitar yaptı. Sonuç Yngwie için tatmin ediciydi, hemen yeni bir gitara aynı işlemi uyguladı. Yüksek teller ve scallope klavye ile çalmak her ne kadar zor olsa da Yngwie, sweep tekniği için daha uygun olması nedeniyle buna kolay adapte oldu. Bu yaşlarda bestelemeye başladığı Far Beyond The Sun, Icarus Dream Suite gibi parçalarında Yngwie’nin tarzı iyice şekillenmekteydi.
18 yaşında arkadaşlarıyla 3 parçadan oluşan bir demo kaydetti. Tarzı İsveç için oldukça sıra dışıydı. İsveç’te umdukları ilgiyi bulamayacaklarını anlayınca demo kayıtlarını yurtdışına göndermeye başladılar. Demoyu dinleyen Shrapnel Music’in sahibi Mike Varney, Yngwie Malmsteen’i Steeler’a katılması için Amerika Birleşik Devletleri’ne davet etti. Steeler’la bir albüm kaydeden Yngwie daha sonra Alcatrazz’a katıldı. Fakat Yngwie Malmsteen kendini daha iyi ifade edebilmek, tarzını ortaya koyabilmek istiyordu ve Alcatrazz’dan da ayrılarak solo kariyerine başladı.
Solo kariyerinin ilk albümü Rising Force oldu. Bu albüm müzik listelerinde 60. sıraya kadar yükseldi ve bir neoklasik rock şaheseri olarak müzik tarihinde yerini aldı. Bu albümdeki performansı ile Yngwie enstürmental rock dalında Grammy’e aday gösterildi.
Gitarist Billy Howerdel ve Maynard James Keenan tarafından kurulmuş alternatif rock yapan bir müzik grubu. Billy Howerdel Nine Inch Nails, The Smashing Pumpkins, Fishbone ve Tool gibi gruplarda gitar teknisyeni olarak çalışmıştır. Kendi müziğinin demolarını Tool grubunun vokalisti Maynard James Keenan’a dinlettiğinde, Keenan’dan vokalisti olacağı bir grup kurması teklifini almıştır. Howerdel ilk başlarda bir kadın vokal düşündüğü için kararsız kalmış, ancak daha sonra teklifi kabul etmiş ve 1999’da A Perfect Circle kurulmuştur. Tool’daki karakterinden ayrılmak için Keenan, APC’nin tüm kliplerinde, fotoğraf çekimlerinde ve canlı performanslarında diğer zamanlarda kel olan başına uzun peruklar takmıştır. A Perfect Circle isminin kaynağına ilişkin iki tahmin vardır. İlki, Orta Çağ’da müziğin notlara dökülmesi konusunda tek otorite olan rahip sınıfının, Hıristiyan inancındaki üçlemeye gönderme olarak, üç parçalık müziği mükemmel olarak kabul etmesi ve nota yazımının başına bu üçlük mükemmelliğin simgesi olan bir daire koymasıdır. Diğer tahmin ise, ismin Mer de Noms albümünde yer alan, Yunan mitolojisindeki Agememnon’un oğlu Orestes’in hikâyesine göndermeler içeren Orestes parçasında yer alan “Pull me into your perfect circle” (beni mükemmel dairenin içine çek) satırlarından geldiğidir. Ancak bu iki teori de yanlış çıkmış, Maynard Keenan yaptığı bir açıklamada “A Perfect Circle” isminin grup üyeleri arasındaki arkadaşlıktan geldiğini, grubun “mükemmel bir arkadaşlık çemberi” (a perfect circle of friendship) olduğunu söylemiştir.
Norveçli bir müzik topluluğu. 1980’lerde ünlenen topluluk, 1990’ların başında dağıldıktan sonra, 2000’lerin başında, daha olgun bir müzik tarzıyla tekrar bir araya geldi.
a-ha en büyük ticari başarısını 1985’deki ilk albümleri Hunting High and Low ile elde etti. Albüm, Billboard listelerinde hemen 15. sıraya yükseldi. Albümdeki “Take on Me”, şarkısı bir Grammy Ödülü kazandı ve topluluk En İyi Yeni Sanatçı ödülünne aday gösterildi. Hunting High and Low 1986 yılının en iyi satan albümlerinden biriydi.[1] Grup 1994’de, tarzlarında ciddi bir olgunlaşmaya işaret eden ancak ticari bir başarısızlık olan Memorial Beach albümünün ardından geçici bir dağılma evresi yaşadı; aynı yıl dünya çapında 26 milyon albüm satmıştı. [2]Bu dönemde grubun üyeleri bağımsız çalışmalarına ağırlık verdiler. 1998’de Oslo’da gerçekleşen Nobel Ödül Töreni’nde bir konser verdikten sonra tekrar bir araya gelen grup, ilk albümlerinin kayıtları için stüdyoya girdi. 2000 yılında da uzun bir aradan sonra çıkardıkları ilk albüm olan Minor Earth Major Sky piyasaya çıktı. Bu tarihe gelindiğinde grubun 36 milyon albümü satılmıştı. Buna ek olarak 10 milyonun üzerinde single satılmıştı. [3] 2002’de grup yedinci stüdyo albümü olan Lifelines ı çıkardı. 2005’de ağırlıklı olarak analog müzik aletleriyle kaydedilen Analogue çıktı. 9 albümleri,Foot of the Mountain, 19 Ağustos, 2009’da piyasaya çıktı ve grubun ilk döneminde tanındığı synth-pop tarzına bir dönüşü simgeliyordu. 1990’ların başında dağılan grup, 1998 Nobel Barış Ödülü töreninde, konser vermek için tekrar bir araya geldiler. Bu buluşma, grupun tekrar toparlanmasını ve kısa bir sürede dört yeni albüm çıkarmasıyla sonuçlandı. Ne var ki 15 Ekim 2009’da grup 2010’da yapacakları bir dünya turnesinin ardından, yolları bu kez temelli ayıracaklarını duyurdular. Grubun son konseri 4 Aralık 2010’da Norveç’te Oslo Spektrum arenasında gerçekleşti.
1966 yılında bir müzik grubu kurmaya karar veren Björn Ulvaeus ve Benny Andersson, 1969 ilkbaharında ABBA’nın diğer yarısını oluşturacak olan Agnetha Fältskog ve Anni-Frid Lyngstad’in katılımı ile grubu tamamladılar ve üyelerinin adlarının ilk harflerinden oluşan ABBA adını aldılar.
“People Need Love” kırkbeşliğini kaydettikleri 1972 ilkbaharında kendilerini Björn & Benny, Agnetha & Anni Frid olarak adlandırıyorlardı. 1973’te İsveç’i Eurovision da temsil etmek için katıldıkları ulusal İsveç Melodifestivalen finalinde “Ring Ring” adlı parçayla katıldılar; fakat üçüncü oldular. Yine grup 1974 yılında “Waterloo” ile Eurovision Şarkı Yarışması`na katıldı. Bu sırada grup ABBA adını aldı. 6 Nisan 1974’teki Eurovision Şarkı Yarışması’nda ABBA “Waterloo” ile birinci oldu. Bu başarı ABBA`nın tüm Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD`de de ünlü olmasını sağladı. Abba, “SOS” adlı üçüncü albümüyle ününü pekiştirdi.
Uzaktan gitar eğitimi. Gitar kursu İsviçre, Norveç, İsveç, Avusturya, Türk gitar hocası, Tükçe gitar, Türkçe gitar dersi, Türkçe gitar kursu, fingerstyle gitar dersi, klasik gitar dersi, online gitar kursu, uzaktan gitar kursu, uzaktan gitar eğitimi, online gitar eğitimi Almanya, Amerika, Hollanda, İzlanda, İngiltere, Fransa, Avustralya, Kanada, Belçika, birleşik arap emirlikleri, anatolian guitar, Hırvatistan, Ukrayna, Norveç, Belarus, Finlandiya, Romanya, Malta, Macaristan, Lüksemburg, Bulgaristan, İrlanda, Danimarka, İtalya, Polonya